Automation'ı “bir şeyi hareket ettiren çizgi” olarak düşünmek yerine, parçanın zaman içerisindeki davranışını kontrol etmek için kullanırsan daha mantıklı hale geliyor.
Mesela drop öncesinde sadece volume'u kısmak yerine filtre cutoff'u biraz kapatıp, reverb send'ini yükseltip, drop geldiğinde ikisini birden normale döndürebilirsin. Beyin bunu doğrudan “ses büyüdü” şeklinde algılıyor.
Bir de her şeyi otomasyonlamaya çalışma. Ben genelde transition, energy ve arrangement için kullanıyorum. Bir synth'in cutoff'u, vocal delay send'i veya drum bus'ın saturation miktarı gibi şeyler daha etkili oluyor.
En güzel tarafı da automation'ın çok küçük hareketlerle çalışması. %100 → %0 gibi ekstrem hareketler yerine bazen %10'luk bir değişiklik bile miksin daha canlı hissettirmesine yetiyor.